Mükemmeliyetçilik çoğu zaman bir erdem gibi övülür. Oysa görünmeyen bir yükü olduğunu yaşayan herkes bilir: ne kadar başarılı olursanız olun, içinizde “yeterli değildim” sesi susmaz.
Sağlıklı çabadan ne zaman ayrışır?
Sağlıklı bir çaba bizi büyütür; mükemmeliyetçilik ise tüketir. Sağlıklı çabada hata bir öğrenme fırsatıdır. Mükemmeliyetçilikte hata, kimliğimizi sorgulatan bir tehdittir.
Mükemmel olmak zorunda değiliz; mevcut olmak çoğu zaman yeterlidir.
İçimizdeki katı eleştirmen
Çoğu zaman bu sesin kökeni çocukluk yıllarımıza uzanır. Sevilmek için “yeterince iyi” olmanın bir koşul gibi sunulduğu deneyimler, yetişkinlikte de bizi izlemeye devam eder.
Terapide bu içsel eleştirmenle yeni bir ilişki kurmayı, ona şefkatle yanıt vermeyi öğreniyoruz. Çünkü değişim, kendimizi yargıdan değil, anlamadan başlar.