Çoğumuz büyürken sınır çizmenin uzaklaşmak, kırmak ya da reddetmek anlamına geldiğini öğrendik. Oysa sağlıklı sınırlar ilişkilerimizi koparmaz; aksine ilişkiyi daha güvenli bir zeminde sürdürmemizi sağlar.
Sınır neyi korur?
Sınır, yalnızca diğeriyle aramıza koyduğumuz bir çizgi değildir. Aynı zamanda kendi enerjimizi, zamanımızı ve duygusal kaynaklarımızı koruyan bir filtredir. Sınır olmadığında tükeniriz; çünkü ne kadar verirsek verelim, kendimize kalan az hisseder.
Sevdiklerimize “hayır” diyebildiğimizde, “evet” dediklerimiz çok daha kıymetli olur.
Küçük bir başlangıç
Sınır çizmek bir günde olmaz. İlk adım fark etmektir: günün hangi noktasında “aslında istemiyordum” diye düşündünüz? Hangi “evet”leri pişmanlıkla taşıdınız? Bu küçük gözlemler, kendinize doğru atılan en güçlü adımdır.
Terapide üzerinde durduğumuz konulardan biri, sınırların “reddetmek” için değil; ilişkiyi onarmak için var olduğunu fark etmektir. Sağlıklı bir “hayır”, samimi bir “evet”in zeminini hazırlar.